Jeotermal
Kullanım Alanları

Jeotermal enerji, yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu, sıcaklığı sürekli 20°C den fazla olan ve çevresindeki normal yeraltı ve yerüstü sularına oranla daha fazla erimiş mineral, çeşitli tuzlar ve gazlar içerebilen sıcak su ve buhar olarak tanımlanabilir. Düşük (20 - 70°C), orta (70 - 150°C) ve yüksek (150°C'den yüksek) entalpili (sıcaklıkta) olmak üzere genelde üç gruba ayrılmaktadır.

Yüksek entalpili akışkandan elektrik üretiminde, düşük ve orta entalpili akışkandan ise ısıtmacılıkta yararlanılmaktadır. Bunların yanı sıra jeotermal akışkandan, kimyasal madde üretimi, seracılık, kültür balıkçılığı gibi değişik amaçlarda yararlanılabilmektedir.

Jeotermal enerji yeni, yenilenebilir, sürdürülebilir, tükenmeyen, ucuz, güvenilir, çevre dostu (atık jeotermal suların re-enjeksiyonu ile) yerli ve yeşil bir enerji türüdür.

Türkiye Alp-Himalaya tektonik kuşağının Akdeniz bölgesinde yer almaktadır. Ülkemiz dünyanın en zengin jeotermal enerji potansiyeline sahip ilk yedi ülkesi arasında yer almakla birlikte bu enerjinin kullanılması sıralamasında onaltıncı sırada yer almaktadır. Ülke olarak mevcut jeotermal kaynaklarımızın yaklaşık olarak % 2’si değerlendirilmektedir. Bir jeotermal bölgesel ısıtma sistemi, kuyular, jeotermal akışkanının taşındığı boru hatları, ana ısı değiştirici abone ısı değiştiricileri, şehir içi şebeke ve re-enjeksiyon sisteminden oluşmaktadır.

Jeotermal bölgesel (konfor) ısıtması sağlık açısından önemli bir hizmettir. Jeotermal enerji kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen bölgesel ısıtma sistemlerinden beklenilen işletme hedefi, kullanıcılara ihtiyaç duyduğu ısı enerjisini temin ederken, konforlu ve ekonomik ısınma sağlanmasının yanı sıra, sistemi de minimum elektrik tüketimi ile çalıştırabilmektir. Jeotermal akışkanın taşınması sırasında, km ‘de 0,1 ile 0,3 0C arasında değişen sıcaklık düşmesi olabilmektedir. Sıcak akışkan, teknik alt yapı ve ekonomik durum elverişli olduğu takdirde 150 – 200 km’ ye kadar taşınabilmektedir

Bölgesel ısıtmada dengeli bir dağıtımın yapılması gerekir. Bunun sağlanabilmesi için ise, enerjinin üretimden dağıtımına kadar kullanılan bütün ekipmanların (örneğin pompaların, eşanjörlerin, kolon vanalarının vb.) değişen ısı yüklerine göre en verimli şekilde çalıştırılması gerekmektedir. Yüzlerce konutun bağlı olduğu bölgesel bir ısıtma sistemi göz önüne alındığında, sistemin optimum şekilde çalıştırılması, belli bir işletme stratejisi ve yönetim anlayışı uygulanmadan mümkün olamayacaktır. Bu nedenle sistemin optimum verimle çalıştırılması gerekmektedir. Jeotermal enerji, fosil yakıtların tüketimiyle ilgili olarak ortaya çıkan sera etkisi ve asit yağmuru gazlarının atmosfere atılmasından doğan çevre sorunlarının önlenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Jeotermal enerjiye dayalı modern elektrik santrallerinde CO2, NOx, SOx atımı çok düşük düzeylerdedir. Merkezi ısıtma sistemlerinde ise, söz konusu gazların deşarj miktarları sıfır değerine indirilmiştir.

Alp-Himalaya orojenik kuşağı üzerinde bulunan ve genç tektonik etkinlikler sonucu gelişen grabenlerin, yaygın volkanizmaların, doğal buhar ve gaz çıkışlarının, hidrotermal alterasyon ve sıcaklıkları yer yer 102 °C ye ulaşan 900'ün üzerindeki sıcak su kaynağının varlığı, Türkiye'nin önemli bir jeotermal enerji potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte bu enerjinin kullanılması sıralamasında onaltıncı sırada yer almaktadır. Ülke olarak mevcut jeotermal kaynaklarımızın yaklaşık olarak % 2’ si değerlendirilmektedir.

Böylesi pek çok üstün niteliklere sahip ülkemizde, jeotermal kaynakların kullanım yeri sayısının çoğaltılması, bu suretle dünyadaki jeotermal kaynak pastasından yeterince faydalanmanın artırılması, bu sayede bu tür kaynakların bulunduğu yörelerimizin ve ülkemizin ekonomisine önemli katma değerler sağlanması amaçlanmalıdır. Bu durumun değiştirilmesi için özellikle jeotermal potansiyelin bulunduğu bölgelerde başta MTA, yerel yönetimler, üniversiteler, DSİ, ilgili diğer kurumların ve özel sektör temsilcilerinin ortaklaşa ve koordineli olarak çalışmaları hızla yürütmeleri kanaatimizce zorunludur. Jeotermal enerji kullanımı sayesinde yerli-milli enerji üretimi artmakta ve enerji ihtiyacı kapatılabilmektedir. Türkiye’de, jeotermal ısıtma sayesinde doğrudan ve dolaylı elektrik enerjisi ve ısı enerjisi tasarrufu sağlanmaktadır. Özellikle büyük enerji tüketimi ve az sayıda santral bulunan Batı Anadolu’da jeotermal ısıtma yapılarak, ısıtma için elektriğe olan talep azaltılmalıdır. Türkiye’de hedeflenen 1 Milyon konutun jeotermal ile ısıtılmasında, 8000 MWt kurulu güç olarak karşılaştırıldığında, 1400 MWe’lık bir Nükleer Santralin beş katı, yıllık ısı enerjisi ikamesi olarak karşılaştırıldığında üç katı olmaktadır. Bir başka yaklaşımla, 2 tane Mavi Akım Projesine eşdeğer enerjidir.

2007 yılında, 5686 sayılı “Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu” ve “Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği” nin yürürlüğe girmesiyle jeotermal kaynakların tüm sektörler açısından kullanımının önü açılmıştır.

Jeotermal Enerji Nedir?

Yeraltından çıkan ve yeraltına geri verilen yenilenebilir ve sürdürülebilir bir eneji kaynağıdır. Uygun koşullarda işletilirse sonsuz ömre sahip olabilir.

Neden Güvenli?

Yangın, patlama ve zehirlenme riski taşımadığından son derece güvenli bir enerji tipidir.

Neden Ucuz?

Dışa bağımlı değildir, ulusaldır! Yıllık fiyat artışı TÜFE ile sınırlıdır. (Petrol ve döviz fiyatlarındaki artıştan etkilenmez) Jeotermal enerji konutların değerine değer katar.

Nerelerde Kullanılır?

Bireysel ve bölgesel ısıtma, tarımsal kullanım, kaplıca, su ürünleri yetiştiriciliğinde kullanılır.

Neden Temiz?

Jeotermal enerjiye dayalı merkezi ısıtma sistemlerinde fosil yakıt (petrol, kömür, doğalgaz vb) tüketimi yoktur. Bundan dolayı bulunduğu ortamın oksijenini tüketmez. Ortama ve atmosfere karbondioksit, karbonmonoksit, azotdioksit ve kanserojen NOx gazlarını atmaz. Atmosfere kükürtdioksit vermediği için asit yağmurlarına neden olmaz. Sera gazı atımı yoktur. Bir evin jeotermal enerji yerine fosil yakıtla ısıtılması ile altı aracın egzoz kirliliğine eşdeğer kirlilik ortama verilir.

Omia